Cemal Can Canseven “En oldukça neye şaşırdın?” sorusuna, “Seren Serengil’in bir sabah programı var, ben izliyorum. Bircan Bali, benim hakkımda bir şeyler yapıyor, oldukça tatlı bir çocuk diye bahsediyor. Seren Serengil “Ben Cemal Can’ı tanımıyorum.” dedi. Sonrasında baktım ki Seren Serengil beni İnstagram’dan takip ediyormuş. Fakat tanımıyorum dedi. Ben de geri döndüm ona fakat hala tanışmıyoruz. Demek ki kendimi tanıtmam gerekiyor” dedi.

Dizide oynamak, oyuncu olmak yarışmadan sonrasında sana ne kattı?


Şu an bir şey katmadı, uyarlama sürecinde gibiyim. Aslına bakarsan 1 ay sonrasında da bu bitecek. Bence kıymetini bittikten sonrasında anlayacağım. Şundan dolayı işler bittikten sonrasında kıymeti anlaşılıyor. Onun üstünden birazcık süre geçmesi lazım.

Keyifli mi? Zorluğu var mı?

Oldukca keyifli. Bu sıkıntılı dönemde ve zor şartlar altında 12 saat çekim yapıyoruz. Bu durumun verdiği bir güçlük var. Onun haricinde hiçbir zorluğu yok.

Yarışmada gerilmiş bir ortam vardı. Orada lüzumlu olan bazı şartlar vardı ve ayak uydurdun. Oyunculuktaki haline bakıldığında da her ortama ayak uydurabiliyorsun. Bulunmuş olduğu ortamdaki kişileri de yükselten ve onlara enerji ekleyip iyileştiren bir Cemal Can var. Bulunduğum ortamı neşelendirmem gerekiyor ki o işe oldukça güzel bir verim sağlayabileyim. Neşelendiremediğim bir ortam olursa ben o ortamda iyi iş yapamam. Bu Survivor‘da da öyleki oldu. Ben orada eğlendim ve eğlencemin karşılığını kat kat aldım. Burada da set ortamında eğleniyorum; yönetmenimle, reji ekibimle, kameramanımla, sesçim ile. Kısacası beraberce eğleniyorum ve ortaya oldukça güzel bir iş çıkıyor.

Aslen tüm her insanın konuşmuş olduğu bir isimsin. Iyi mi koruyabiliyorsun? Iyi mi izole olabiliyorsun? Ben bu duruma şaşırmıyorum zira bu hep böyleydi. İlkokul döneminde de bu böyleydi, lisedeyken de. İlkokul hocam annemi çağırıp “Bıktım artık bu çocuktan. Hepimiz onunla dost olmak istiyor, paylaşılamıyor.” dedi. Benim şu ana kadar dostlarımla yaşadığım problemim arkadaşlarımın içinde tercih yapmam oldu. Sorun hep buradan çıktı. Ayşe’yi mi seçeyim Fatma’yı mı seçeyim? Ahmet’e gitsem Mehmet kızıyor. Paylaşılamayan çocuk oldum. Fakat bu ukalaca bir şey değil şu demek oluyor ki ukalaca söylemiyorum bunu.

Sır tutabiliyor musun?

Evet, sır tutarım. Bir arkadaşımın sırrını öteki arkadaşıma vermem. Bence arkadaşlıkların bu şekilde olması gerekiyor. Şu anki düzende kurulan arkadaşlıklar oldukça feyk. Her şey kamera önünde. Bir arkadaşımla buluştuğum süre illa o kameranın ekranına duygularımızı geçirmemiz koşul değil. Her insanın bir hususi alanı, güvenli alanı olması lazım. Bence onun içinde yürütülen arkadaşlıklar daha verimli oluyor. Daha sağlam aşama kaydediyor.

Yarışmadan sonrasında ne oldu? Ne yaptın? Yarışmadan sonrasında hiçbir şey olmadı. Her şey aynı. Düzgüsel hayatım iyi mi devam ediyorsa öyleki devam ediyor. Yalnız yarışmaya gitmeden ilkin 10 kişiden 1’i tanıyorsa şimdi 10 kişiden 9’u tanıyor. Fakat bu “Hepsi beni tanıyor.” şeklinde değil. Hepimiz tanıyor fakat her insana kendimi öyleki yansıtabilmişim. Ne mutlu bana. Beni gördüklerinde “Cemal Can, nasılsın? Benim kız seni oldukça seviyor.” diyor. Derhal ara kızını bir konuşalım diye karşılık veriyorum. Bu algıyı vermem ve kendi benliğimi muntazam tanıtmam enerji vermemden kaynaklı. Ben bunu düşünüyorum. Ne kadar oldukça dışarıya güzel enerji verirsem karşılığını daha güzel bir halde alıyorum.

Başını yastığa koyduğun süre asla kal gelmiyor mu?

Kal geldiği süre onu da kendi metotlarım ile evde yalnız kalmış olarak gideriyorum. Kendi başıma kaldığım süre kendi kendime yaptığım bazı ritüeller var. Uzun süredir beni takip eden insanoğlu bunun bazılarını bilir. Örnek olarak kulaklığımı takıp 5 km yürüyüş yapsam resetlenmiş bir insana dönüşüyorum. Müzikle işliyorum ben. Yaradılışım gereği bir müzik, bir dans, bir ritim, dinlemeye ihtiyacım var. Asla bir şeyi saatlerce oturup okuyamam ya da izleyemem. Bunu erken yaşta fark etmem, ruhsal durumumu iyileştirmem de bana oldukça yarar sağlamış oldu.

O süre doğru proje ile buluştun. Kesinlikle doğru proje buydu. Şundan dolayı ben bunun sinyalini hep veriyordum. Kendi kendime evrene bunun sinyalini o denli fazla verdim ki bu biçim bir şey olacağını hep düşünüp hayal kuruyordum. Şu anda hayalimi yaşıyorum aslına bakarsanız.

Geçmişinde kırgınlık var mı?

Asla yok. Ben açık defter bırakmam. Fena bir halde kapansa da bir halde kapanır. Fakat bendeki ikili diyaloglu ilişkiler fena kapanmaz. O şekilde oldukça kırgınlığım yok.

Kendini oldukça iyi özetleyen birisin. Anlatamadığın bir şey oldu mu?

Anlatamadığım şey şu şekilde olmuştur; eğer anlatsam karşı tarafın oldukça kırılacağı bir mevzu olduğundan genel anlamda sesimi çıkarmamışımdır. Kinci bir insan değilim. Bazı insanoğlu olur bedelini ödetme perspektif ile bakarlar bazı sorunlara. Ben de birazcık umursamazlıkta var. Umursamaz tavrım ümit ederim bu şekilde devam eder. Bana dengeyi elde eden bir etken oluyor.

Sen iyi bir beyaz perde yada dizi seyircisi olsan bu projeyi izler miydin?

Evet, izlerdim. Oldukça yansız bir halde konuşacağım. Türkiye’de dizi anlamında ilk meydana getirilen müzikal bir iş. Hakikaten bir ihtimal yüz binlerce bütçe harcanmış bir iş. Yalnız 1 dakikalık içinde olduğum için biliyorum fakat dışarıdan da bakınca belli oluyor. Örnek olarak 30 saniyelik bir dans sahnesi için arkada bir sanatçının 3-4 günde çekmiş olduğu klip ışıkları, set ekipmanı kullanılıyor. Bu da bence dizide oldukça belli oluyor. Türkiye’de dengi olmayacak bir iş yapılıyor. Acun Ilıcalı şeklinde bir medya devinin Aleyna ve benim üstüme diziyi dikmesi hakkaten bizim için oldukça kıymetli bir şey. Aleyna ile bunu devamlı konuşuyoruz. Acun Ilıcalı şeklinde bir medya devi, Aleyna Tilki ve Cemal Can olarak bizlere müzikal bir takım yapmış oldu. Oldukca kıymetli bir şey ve bunun kıymetini bilerek hareket etmemiz icap ettiğinin ikimiz de farkındayız.

İlk görüşmede ne geçti? Orada iyi mi bir söyleşi oldu?

Ben Aleyna’yı gördüm, Aleyna beni görmüş oldu. Aleyna bana “İşte, ben.” dedi. Ben de ona bakıp “İşte 5 yıl sonraki ben.” dedim. Şundan dolayı Aleyna bu sektörde benden oldukça daha ilkin vardı ve oldukça daha deneyimi var. 5 senelik bir geçmişi var. Hatta geçen gün Aleyna ile konuşurken “5 senedir ben bu piyasanın içindeyim. Bir şeyler üretiyorum, bir şeyler halletmeye çalışıyorum.” dedi. Ben de ona 10 seneni yarısı şu demek oluyor ki 5 yıl dedim. 10 olsa baya 10 senelik bir sanatçı olacak. Aleyna ben de sektöre ilk girmiş olduğu zamanı görmüş oldu. Ben de Aleyna’da bu sektörde birazcık daha olgunlaşmış beni gördüm. Güzel bir meç olduğumuzu düşünüyorum.

Acun Bey ile bu proje konuşuldu. Bu şekilde bir teklif vardığında ne hissettiniz?

O detaya oldukça girmeyeyim. O da bizlere hususi kalsın. Fakat oldukça güzel duygular paylaşıldı orada.

Son olarak en oldukça hüzünlendiğin anı paylaşabilir misin?

İyi bir hüzün bu. Vay be deyip başarıma hüzünlenmiştim. Ben iyi şeylere de hüzünlenirim. Ben kendini üzmeyi seven bir çocuğum. O hüzünden de birazcık besleniyorum ben.

Son olarak en oldukça neye şaşırdın?

Seren Serengil’in bir sabah programı var, ben izliyorum. Bircan Bali, benim hakkımda bir şeyler yapıyor, oldukça tatlı bir çocuk diye bahsediyor. Seren Serengil “Ben Cemal Can’ı tanımıyorum.” dedi. Sonrasında baktım ki Seren Serengil beni İnstagram’dan takip ediyormuş. Fakat tanımıyorum dedi. Ben de geri döndüm ona fakat hala tanışmıyoruz. Demek ki kendimi tanıtmam gerekiyor. Merhaba, ben Cemal Can yazabilirim.

Son olarak en oldukça neyi yanlış anladın?

Kimi zaman o denli oldukça şeyi yanlış anlıyorum ki. Beni tanıyan insanoğlu bu özelliğimi bildikleri için bana anlatıyorlar. Herhalde son olarak set ortamında bir şeyi yanlış anlamış olabilirim.

Son olarak en oldukça neye hayır dedin? Dün hayır dedim. Annem bir yatak çarşafı almıştı ve yeni gelin çarşafı şeklinde bir şeydi. Ona hayır dedim. Asla kişilik bir şey değildi ve 5 tane almış o çarşaftan.

Bir çok şahıs öyleki biliyor fakat aslen doğrusu ………… . Akrabalarım öyleki biliyor fakat doğrusu şu diyebilirim. Bazı dersleri yapamadığımı söyleyip hususi hoca isteyip hususi ders alıyordum. Fakat hususi ders almama karşın hocayı ayartıp odada hocamla söyleşi ediyordum. Sınavlarda da kopya çekeceğime inanıyordum. Bu gerçekleşiyordu ve kopya çekip yüksek not alıyordum. Fakat data gerektirmeyecek derslerde bunu yapıyordum. Şundan dolayı annem kendi isteği ile fen okutmaya çalıştı. Ben fizik, kimya ve biyolojiden hususi ders alıyordum.

Tam o anda ………. olmuştu ve heyecanımı içimde tutamamıştım. Acun ağabey, yarışmada yaptığımız canlı yayında 1 milyona ulaştığımızı ünlüler takımına asla söylemeyeceksiniz demişti. Ben de o an tutamadım aniden ağzımdan çıktı. Birazcık boşboğazlık da var onu hissediyorum. O tezcanlılığımdan kaynaklanıyor olabilir diye düşünüyorum.

Yalnız ……….. anlarımda huysuz olurum. Hususi alanıma müdahale edildiğinde oldukça rahatsız olurum. Kendimi dinleme alanıma dışarıdan bir temas hissedersem hakkaten ben de kızarım. O benim hususi alanım ve saygı duyarım. Saygı duyulmasını da isterim.

O sürprizi hakkaten anlamamıştı. Sence niçin?

Belli olan sürprizler yaparım. Bir ihtimal bana bir sürpriz yapılmıştır da ben anlamamışımdır.

Onu iyi mi sevdiğini tanım eder misin? Ben dokunarak seviyorum.

Sevmenin sen de yarattığı his ne oluyor?

Güzel bir elektrik oluşuyor ve sevgi oluyor.

Dost bunca yıl geçti hala aklımdadır. Ne saçma bir anıydı.

Kreşte altıma kaçırmıştım. Sonrasında annem ışık hızıyla gelip toparlamıştı durumu.

O gün o sonucu verseydik bugün ne olurdu acaba? O gün o sonucu verseydim bugün burada olmazdım. Hekim olsaydım şu an burada olmazdım. Bir yerlerde derslik geçmeye çalışıyordum.

Parayla elde edemeyeceğim bir duyguydu. Survivor, parayla elde edemeyeceğim bir duyguydu.

Survivor muydu orada şampiyon olmak mıydı?

Survivor’ı yaşamaktı, yemişim birinciliği. Orada 6 ay yaşadım, dizimdeki yaralar hala duruyor. Sonuna kadar gittim ve elimden ne geliyorsa yaptım. Orada tek başıma oldukça zorlandığım anlamış olur oldu. Oldukca güzel hissettiğim zamanlar da oldu. Fakat büyük bir yansıması daha zordu. O zorlukları parayla bile yaşayamazdım. Şundan dolayı milyonlar arasından seçilip gittim. 4 senedir ben katılmak istiyordum. Fakat bir türlü ikna edemedim, 2020 senesine kadar. Demek ki 2020 benim yılım olacakmış ki bu süre doğru süre oldu. Şundan dolayı kendim için bir olgunlaşma sürecini geçirmem gerekiyordu. Öteki senelerde ben oraya gitsem çoktan gemileri yakardım. Gene bir uyarlama süreci geçirdim fakat o süreci oldukça güzel bir halde toparladım. Bir düştüysem iki kalktım, üç kalktım, daha çok kalktım. O yüzden orayı ne kadar paran olursa olsun yaşayamazsın.

Danla ve senin arkadaşlığın ortadayken insanoğlu neyi merak ediyor?

Bazı insanoğlu, bizim şeklinde arkadaşlık edemedikleri için bu mevzu devamlı konuşuluyor. Oldukça düzgüsel oldukça keyifli bir arkadaşlığımız var. İkimizin toplumsal medya hesabı olmadan ilkin de öyleydi toplumsal medya hesabı olduğunda aynı şekilde devam ediyor. Kamera kapandıktan sonrasında evindeki halimiz kamera karşısındaki halimizin çarpı bin 500 katı. Kimi zaman Damla’nın evindeki kameralardan ne yaptığımızı izliyoruz. Gülmek için 3 günlük mevzu çıkıyor bizlere. Fakat hep bir gizem aranıyor şeklinde. Demek ki tılsımlı bir arkadaşlık ve bu bu şekilde konuşuluyor. Cemal Can, Danla yardımıyla şeklinde yazıldı, çizildi. Damla benim 7 senelik dostum. Damla beni desteklemeyip Yasin’i mi destekleyecekti? Eğer Damla katılsaydı Survivor’a sonuna kadar onu desteklerim.

Dilediğin kişiye dilediğin bir suali 83 milyonun izlediğin bir programda sorma imkanı verildi sana. Bu kim olurdu ve ne sorardın? Bir ihtimal o insanı rencide ederim diye 83 milyonun önünde sormazdım onu. Bireysel bir halde sorardım. O sual, karşı tarafa kendini fena hissettirecek ise asla bu şekilde bir girişimde bulunmazdım.

Genel anlamda Yeşilçam sanatçıları mevzuyu istediği yere getirir ya sende de öyleki bir şey var. Beni Yeşilçam jönüne mi benzettin yoksa? Ah, keşke Cüneyt Arkın olabilsem. Büyük idolüm.

Kaynak: Özgürlük




Kaynak: www.haberler.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here