İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Dertlerin Arasından Doğan Sevinç; 3 Derdim Var


1960’lı yılların ikinci yarısında Okan Dinçer ve Kontrastları topluluğuyla profesyonel müzik yaşamına başlayan Taner Öngür, sonrasında müzik tarihimizde önemli yeri olan birçok toplulukta görev aldı. Bunun yanında birçok proje, albüm ve organizasyonda adına sıkça rastlanan müzikal kariyeri aktif bir isim…

Tecrübeli müzik insanının Serap Yağız ile ortak projelere imza atmaya başladığı tarih ise 2007 yılına dayanıyor. Moğollar’ın Ankara’da verdiği bir konser sonrasında tanışan ikili o konserin ardından Ağustos 2007’de gerçekleşen Barışarock festivalinde Ruhi Su ve Aşık Veysel türkülerini düzenleyip birlikte sahneye çıkmışlardı.

Sonrasında Nisan 2008’de Serap Yağız’ın ilk albüm çalışması olan “Suların Uğultusu” ortak projeleri arasında ilk albüm çalışmaları oldu. Bu ilk albüm sonrasında gelenekten yeni renklere yönelimleri devam etti. Aynı yıl Barışarock festivalinde dinleyiciler tekrardan onları sahnede birlikte görme fırsatı bulmuştu.

 Toplumsal olaylara gösterdikleri hassasiyetin yanında temiz ve korunabilir doğa ile geleceğin ekolojik yapısının muhafaza edilebilmesi adına bu duruma dikkat çekmek için Şubat 2009’da Güneş Enerjisi Teknolojileri Fuarı’nda güneş enerjisi ile çalışan ses sistemiyle Türkiye’de ilk konseri vererek bu konudaki hassasiyetlerini dile getirip toplumu bilinçlendirmeyi amaçladılar. Bu hassasiyet aynı yılın içerisinde “Güneş Şarkıları” albümünün ortaya çıkmasına da zemin hazırlamıştı.

Toplumsal olaylara değinmenin yanında sanatın diğer disiplinlerine gösterdikleri hassasiyet 2014 yılında Taner Öngür’ün düzenlemelerini yaptığı “Tiyatro Şarkıları” albümüyle devam etti. Serap Yağız bu albümde Lüküs Hayat, Keşanlı Ali Destanı, Azizname ve Zilli Zarife gibi on oyunun şarkılarını seslendirdi. Şarkılarda kendisine Erkan Can, Cem Davran, Derya Alabora, Serkan Keskin, Çağlar Çorumlu, Sema Moritz, Tülay Günal ve Sacit Akel eşlik etti. 

 İkilinin yeni çalışmasına değinecek olursak geçmişin izlerine değinip eski kuşakların anılarına bir reverans yapılırken aynı zamanda bu şarkılara yapılan düzenlemelerle yeni kuşaklara keşfedilmeyi bekleyen, merak duygusu açık genç kitlelerin de dikkatini çekecek bir çalışma…

 “3 Derdim Var” albümünün ilk şarkısında 1974 yılında Ersen ve Dadaşlar’dan dinlediğimiz “Bir Ayrılık, Bir Yoksulluk, Bir Ölüm” şarkısı bizleri karşılıyor. Sözleri Karacaoğlan’a ait olan halk türküsünün o yıllarda bestesinde Fehiman Uğurdemir imzası vardı ve Taner Öngür şarkının basgitarını çalıyordu. Şarkı eski ruhunu korurken eklenen yeni dokuyla da güzel bir yeni düzenleme haline getirilmiş. Albüm içerik açısından bakıldığı zaman içeriğinde yer alan çalışmalarla Taner Öngür diskografisine güzel bir göndermede bulunmayı ihmal etmemiş.

 Albümde edebiyat dünyamızın önemli isimlerinden biri olan Can Yücel’in iki şiiri “İşçi Marşı” ve “Sonsöz” yer alıyor. Taner Öngür, 1976 yılında Dervişan topluluğundayken bestelediği “İşçi Marşı” o yıllarda Cem Karaca yorumuyla “Yoksulluk Kader Olmaz” albümünde büyük ses getirmişti. Zorlukların ve hayat şartlarının bu denli zorlu olduğu günümüzde bu şarkının tekrardan yorumlanması önemli bir mesaj içeriyor.

 Can Yücel sözleriyle albümde yer alan diğer çalışma “Sonsöz” ise nükleer santrallere karşı duruşuyla dikkat çekiyor. Yıllar önce “Güneş Şarkıları” albümünde gösterilen hassasiyeti yıllardır sürdüren ve bu anlamda birçok konserde doğayı ve ekosistemin sürdürülebilirliğini savunan ikili yeni albümünde de bu konulardaki hassasiyete değinmeyi ihmal etmemiş.  

 Albümde Tülay German da ihmal edilmemiş. Bana kalırsa ihmal edilmemenin de ötesinde özel bir ilgi gösterilmiş. Bu bağlamda albümde Tülay German’ın repertuarından “Mapusun İçinde”, “Yeniliğe Doğru” ve “Urganda Gerdan İniler” şarkıları var. Fransa yıllarında François Rabbaht ile tanışmaları ve Rabbaht’ın halk müziğimize ilgi duymaya başlayıp bağlama çalmayı öğrenmesiyle başlayan ortak çalışmaları neticesinde “Mapusun İçinde”,  “Mapusane” adıyla 1980 yılında yayınlanan “Toulaï et François Rabbath” albümünde, “Yeniliğe Doğru” ve “Urganda Gerdan İniler” ise 1982 yılında  “Hommage a Nazim Hikmet” albümünde yer almıştı. Tülay German’ın Fransa’daki kariyerinde önemli yer edinen bu parçalar Taner Öngür’ün yeniden düzenlemesi ve Serap Yağız’ın da başarıyla yorumlamasıyla albümdeki yerini almış.

 1972 yılında Cem Karaca ve Moğollar döneminden hatırladığımız, sözleri ve müziği Muhlis Akarsu’ya ait olan “Obur Dünya” yeni düzenlemesinde toplumsal gönderme hissiyatını güçlü bir şekilde yansıtırken müziğinin içindeki yeniliklerle de dikkat çekiyor. Moğollar döneminde Taner Öngür tarafından yorumlanmış olan “Alageyik Destanı” akustik gitar ve mandolinin yer aldığı sade bir düzenlemeyle yeniden dinleyiciyle buluşmuş.

 Albümde değinmemiz gereken son bir çalışma olarak “Hem Okudum Hem De Yazdım” yer alıyor. Anonim bir halk türküsü olan çalışma, dokuz şarkıdan oluşan albümde yeni düzenlemesiyle yerini alıyor.

  Geçmişin izlerine sıkça rastlanan albümün kapak çalışmasında Elif Aydın’ın imzası var. Albümün arka kapağına baktığımızda Murat Beşer imzalı bir yazı albümün ilk incelemesi olarak karşımıza çıkıyor. Haluk Önol, Batucan Işık, Kemal Küçükbakkal, Ediz Hafızoğlu albüme katkı sağlayan diğer isimler…

 Bu çalışma gösteriyor ki Moğollar’ın Ankara’da verdiği bir konser sonrasında yolları kesişen ikiliden yeni çalışmalar bekleme arzusunda bulunmamız hiç de yanlış olmaz. Albümün yolu açık olsun…

İlk yorum yapan siz olun

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir